08 02 2007

Müziğin Tarihçesi

MÜZİĞİN TARİHÇESİ

Müzik Tarihi

Müzik : Müzik sözcügü Yunan mitolojisindeki esin perileri Musa'dan kaynaklanir.Musa'ya ait,Musa'ya yarasir bir sanat anlamindadir."Dokuz es yürekli kizdir bunlar,ezgiler söylemektir bütün isleri /Dokuz Tanrisal kizi Zeus'un / Klio,Euterpe,Thalia,Melpomene / Terpsikhore,Erato,Polhymnia,Urania ve hepsinin bası sayılan Kalliope./Iste budur Musa'ların insanlara verdigi / Musa'lardan ve okçu Apollon'dan gelir yeryüzündeki ozanlar ve çalgicilar.Nasil Zeus'tan gelirse krallar.

Ilkçag Uygarliklari :

Misir : M.Ö. 2850-332

Çalgi çalmak kahraman erkeklere degil nazli kadinlara yakisir düsüncesi hakimdir. Müzik ,dini törenlerin ve danslarin oldugu gibi,gündelik yasamin bir parçasi ve eglence aracıdır. Davul,Arp, def, darbuka,sistron, Çifte Flüt trompet, Üçgen arp, kitara Su basilarak isleyen org önemli çalgilardir.

Sümerler : M.Ö. 4000-2300

Müzik dinsel tapinma törenlerine Özgü gizemli bir güç tasır ve Sarap ve ask gibi dünyasal zevklerin sesidir. Iki degnekle çalınan Santur Flüt, Lir,Arp, kamis , düdükler ve davullar, daha sonralari trompetler

Çin : M.Ö. 2850-332

Ilk olarak müzik egitimde kullanilir. Çin tapinaklarinda ve saraylarinda büyük bir koronun ve sayilari üçyüze varan orkestra çalgilarinin varligindan söz edilir. Çin tiyatrosunda müzik olaylari ve perdeleri birlestirici bir öge olarak kullanilmistir. Davul, zil, sistron, bambu flüt.,ağız orgu,çesitli gong ve çanlar.

Hindistan : M.Ö. 2000

Veda adi verilen dört kutsal kitaptan biri olan Samoveda dünyanin notaya alinmis en eski ezgilerini kapsar. Oldukça karmasik bir müzik kurami olan hint müzigi,melodi çizgisini simgeleyen ragalar ve ritmi belirleyen tala’lardan olusmaktadir. En eski çalgi armudi gövdesiyle yedi teli olan vina dir. Bir çesit tanbur olan, Sikara, iki telli, sitar, Mizrapla çalinan Rebab, Tavana asilarak çalinan agir ve büyük bir boru seklindeki ramsinga, Glockenspiel ‘e benzeyen Kinneri, Büyük davullar, nakkare, boyuna asilan davul, dümbelek, darbuka, çingirak,ziller

Ibraniler : M.Ö. 1050

Müzik ,tümüyle dinsel törenlere,tapinmaya ilişkin bir kavram olarak sadece tapınakta yer alir. Okunan metinler Babil ve Misir siirlerine dayali ilahilerdir. Antifon denilen yöntem Ibranilerden günümüze kadar ulasmis en eski yöntemlerden biridir. Bu yöntemde dini lider, rahip, veya haham her dizenin yarisini söyler, halktan olusan koru diger kismini tamamlar.,yada basta iki kisi ilk tümceyi sunar, koro onu yineler.

Baska bir deyisle Antifon Rahip ile koronun düetidir. Ibranilerde danslar ve dünyasal müzik de gelismistir.Isçi sarkilari, agitlar ve kutlama ezgileri, tarihte ilk kez bu toplumda görülür. Ibrani çalgiları mısır ve asur çalgilarinin benzeridir. Kinnor adli on telli Arp, uda benzeyen Nebel, santurun atasi olan Pasenterin, boynuzdan yapilmis boru olan Sofar, tulum ,kaval,tefin atasi Tof, bronz ziller bu müzigin baslica çalgilaridir.

Yunan : M.Ö. 2500

Müzik önceleri dinsel içeriklidir. Senliklerde, tanrilarin ve yari tanrilarin yasamindaki olaylar , pontomim danslari,çalgi esligi ve danslarla dile getirilir. Erkeklerden olusan korolar, Koro ile ayni sesi yada Bir oktav üstünü seslendiren Çalgilar Aula,Flüt ve Kitara en eski eslikçi yunan çalgilaridir

Filozof Sisamli Pythagoras M.Ö. 5-6, farkli büyüklükteki çalgilarla bir dizi kavrami yaratmis, meydana gelen dizi tüm müzik sisteminin ilk ve dogru tonlamasi olarak günümüze ulaşmıştır.

Platon müziğin, eğitimdeki yerinden, ve şiirsel astronomik gücünden bahsetmektedir. Aristotales’e göre kötü müzik dinlemeye alisanin kisiligi de kötü yolda gelisecektir .Bedenin disiplini için beden egitimi gerektigi gibi ,beynin disiplini içinde müzik eğitimi gerekmektedir. Müzigin kisiligi etkileyici özelligine Ethos adi verilir.

Yunan müziginde ayni sanatçinin çalip söyledigi monodilere, esliksiz koro sarkılarına ( Acapella ) danslara eslik eden çalgisal müzik biçimlerine rastlanir. Bu biçim sonradan Rönesans bestecilerine örnek olacaktir.

Eski Roma Müzigi : M.Ö. 2850-332

Roma’da müzik öncelikle askeri törenler için kullanilmistir. Savaslarda etkin olmasi ve savasçilari yüreklendirmek için gürültülü çalgilar icat edilmistir. Trompet,Korno, Flüt Romalilarda kutsal bir çalgidir. Çalgi sayasini arttirarak büyük sesler elde edilmeye çalisilmistir. Birçok Roma imparatoru ve diktatörü müzik koruyucusu olarak bilinir. Hristiyanligin ilk döneminde yetisen; Agustinus ve Boethius gibi önemli felsefeciler Müzik kuramina büyük katkilarda bulunmuslardır.

Antik Müzik :

Yunan uygarligi ve fenikeliler ...Roma Imparatorlugu - Bizans ve Germen imparatorluklari

Ortaçag 4.yy

4.yy Ortaçağ Karanlık çag olarak tarihe geçen ortaçag,Kilisenin bagnaz egemenliginde,dünyasal zevklerden yoksun bırakılmış, arastırma, kesfetme, kendini ve çevresini tanıma özgürlügü elinden alınmıs insanın, yalnız ölümden sonrasına hazırlık yapmaya güdümlendiği çağdır. Katolik kilisesinin ilk papazları kilise içine çalgı müziğinin girmesini yasaklarlar.

Onlara göre ilk çaga ait çalgi müzigi ,dünyasal zevkleri çagristirmaktadir. Müzik,teksesli, kutsal,Tanrıya adanmıs,duaları kolay ezberletmeye yarayan, ayinlere tılsımlı bir ortam katan ,araçtır. Kendilerinden önceki müzigi yasaklayan,var olan nota benzeri belgeleri yok eden kilise, yüzyillar boyunca müzik sanatını, kilise koroları ve tek sesli ilahilerle kendi egemenliği altında tutmustur.

4.yy

Bizans Ezgileri: Teksesli ve makamsaldır. Ritim de süreklilik yoktur. Nota simgeleri yerine ses düzeyini gösteren isaretler kullanılmıstır. Önceleri kiliseye sadece org girmesine izin verilmis, daha sonra Noel gecelerinde, nefesli ve vurmalı çalgıların da törenlerde yer aldığı belgelenmiştir. 325’de Konstantin Hıristiyanliği Roma’nın resmi dini olarak tanıyınca ayin dili Yunanca’dan Latince’ye geçmistir. Bu yüzyılda Ambrosius Ibrani ezgilerinin etkisindeki Antifon yöntemi ile bilinen halk ezgilerini dinsel içerikli sözlerle birleştirmiş günümüze kadar ulaştırmıştır .

6.yy. Gregorius

6.yy GregoriusPapa Aziz Gregorius,o güne dek yayginlasmis tüm ilahileri derleyip,halk ezgilerinden arındırır ve ciddi bir dinsel müzik geleneginin yerlesmesine öncülük yapar.

Schola Cantorum adiyla erkeklerin ve erkek çocukların eğitildiği bir müzik okulu kurar. Neuma adlı alfabe harflerinden olusan nota isimleriyle ilahileri yazdırıp kalıcı olmalarını sağlar ve çesitli kiliselere eğitimci şarkıcılar göndererek törenlerde aynı ezgilerin okunmasını sağlayarak kilise müzigine birleşik bir kimlik kazandırır.

Ezgilerin teknik özellikleri: Teksesle, Latince sözler,eşliksiz erkek korosu için,belli bir ritmik düzeni olmaması, makamsal yapida olmasi. Bu ezgilerle,ölümden sonrasını düşündüren, kutsallığı yansıtan, huzurlu bir ortam duygusu veren özellikler yansıtılmak istenmistir. İlk Gregorius ezgileri el yazması olarak 9.yy’dan günümüze ulasmıstır

11.yy Ilk Nota Ezgileri

Arezzo katedralinde rahip olan Guido,1030 yılında koro çocuklarına duaları ezberletmek için bir yöntem bulur. Her yeni sesin bir öncekinden daha yüksek başladığı bir halk ezgisi öğretir. Sonra bunu Latince ve dinsel içerikli bir metne çevirir. Elinin parmaklarindaki girinti ve çıkıntılara metnin ilk hecelerini yazar. Böylece günümüzde kullanılan nota isimleri ve porte kavramını müzik tarihine getiren ilk kisi olur. Utqueant laxis (sonradan do olacaktir ) Resonare fibris Mira gestorum Famuli tourum Solve polluti Labi reatum, Sancte ionnes ( sonradan si ye dönüsecektir

Avrupa derebeylerinin satolarinda sarki söyleyip siir okuyan gezgin ozanlar ( minstrels) yavas yavas kilise baskisindan kurtularak,dünyasal konulu ve yasama sevinciyle ilgili, ulasamadiklari gizemli bir aski anlatan söz ve ezgiler ortaya çikarmislardir. Degisik dönemlerde farkli isimlerle anilirlar: Goliard,Jongleur,gleemn,troubadour,trouvere, minnesinger,meistersinger gibi. Çalgilari arp,lavta ve fiddle dir.Müzik biçimleri isa adlarini zamanin siir biçimlerinden alır:ballade,virilai,rondeau gibi

12-15.yy Gotik Dönem

12-15.yy Gotik Dönem Mimaride yüksek kuleli yapilari,özgün üsluplu katedralleri ve genis meydanlari ile anilir. Kilise ilk kez çok sesli müzigi kosullu olarak kabul eder. Çok sesle gelen süslemeler tapinma törenlerindeki ciddiyeti azaltmamalidir.

Ilk dönem Notre -Dame katedralinde baslar, bu dönemi izleyen Eski Sanat 12.yy’ in ortasindan 13.yy’ a kadar uzanir. Ritim ögesi belli bir kaliba oturtulur ve notalama sekli gelisir. Yeni sanat döneminde ise bagnazliktan Rönesans’ın yasam coskusuna doğru bir geçis gözlenir.Artık doga, Güncellik ön plana çıkmaktadır.Kilisenin tutuculuguna baskaldırma baslamıştır. Çoksesli müzikte yöntem birbirine uygun olarak düzenlenmis sesler olarak karsımıza çıkan Organum yöntemidir.

Bu yöntemde önceleri ,birbirini paralel olarak takip eden sesler yerlerini, ters yönde hareket eden seslere bırakmışlar hatta, ana sesin üstünde yer alma özelligine kavusmuslardir. Ilk sesin yankilanmasi olarak bilinen Kanon yöntemi’de bu dönemde dogar.

15.yy Rönesans 1450-1600

Yeniden dogus demektir.Eski yunan ve Latin sanatinin yeniden kesfedilmesi, görsel sanatlardan edebiyata, müzige kadar bir çok Alandaki gelismeler,matbaanin kesfi ve cografi kesifler bu dönemi oldukça önemli kilar. Sanatçi kisisel duygularini dile getirmenin, kendisini ve Çevresini sorgulayabilmenin zevkini tatmaktadir. Anlayis tüm sanatlarda Dogali yansitmaktir.

Resimde Perspektif bulunmus, Giotto’ nun resimleri, müzige derinlik getiren çok sesli tekniklere esin kaynagi olmustur. Dönemin egemen ruhu insancıldır. Dans müziği ,danslara eslik eden çalgılar, güçlü ritim yapisi,dinsel ve dindisi yapitlarda gelisen armonik yapi dönemin önemli özelliklerindendir. Çalgilar artik artik yalnız insan sesine eslik etmek için yada , eksiklikleri tamamlamak için kullanilmaz, çalgi müzigi’ de vokal müzik kadar önem kazanır. Rönesansın Burgonya ve Flaman bestecilerle baslamıstır.

( Belçika,Lüxemburg,kuzey Fransa ve Hollanda) Dufay Rönesansın ilk bestecisi olarak kabul edilir. 1501 ‘de Venedikte Giovanni Petrucci ilk nota basımını yapar ve müzik genis kitlelere Ulasma olanagi bulur. Bu dönemde metnin anlamini açıkça yansitma kaygisi homofoni’ nin bulunmasina yol açmıştır. Josquin Despres, Johannes Okeghem, Giovanni de palestrine, Orlando di lasso Bu dönemin en önemli bestecilerindendir.

129
0
0
Yorum Yaz